Marcel Dzama’nın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Pera Müzesi’nde açıldı

Marcel Dzama’nın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Pera Müzesi’nde açıldı

Buse Keskin, Euronews

© Civan Özkanoğlu / Pera Müzesi


Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 20. kuruluş yılı kapsamında, çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Marcel Dzama’nın Türkiye’deki ilk kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Küratörlüğünü Alistair Hicks’in üstlendiği “Ay Işığıyla Dans - Arkadaşı Raymond Pettibon’dan Küçük Bir Yardımla” başlıklı sergi, Dzama’nın savaş, kötü yönetimler ve çevresel yıkım gibi küresel meseleleri sanatsal bir perspektiften ele alıyor.



"İsimsiz," kağıt üzerine guaj ve suluboya.Pera Müzesi


Farklı disiplinlerde üretim yapan Dzama, sergide çizim, resim, diorama, kukla, kostüm, film ve heykel gibi çeşitli anlatım biçimlerini bir araya getirerek izleyiciyi çok katmanlı bir dünyaya davet ediyor. Küratör Hicks, sanatçının eserlerini “taşkın ve bazen fazla dokunaklı şiirler gibi” sözleriyle tanımlıyor.



Kötü Yönetimler, Çevresel Yıkım ve Savaşın Etkileri


Dzama’nın sanatsal pratiği, eleştirel ve ironik bir dille toplumsal sorunlara odaklanıyor. Sergide yer alan eserlerde kötü yönetimler, çevresel yıkım ve savaşın insanlık üzerindeki etkileri öne çıkıyor. Dzama, bu konuları kimi zaman kara mizahla kimi zaman da Marcel Duchamp’tan esinlendiği satranç metaforuyla işliyor.


Sanatçının New York’lu dostu Raymond Pettibon ile ortak çalışmaları da serginin önemli bir bölümünü oluşturuyor. İkilinin yaratıcı diyalogu, sanatın kolektif bir üretim süreci olabileceğini gözler önüne seriyor.



"Ölüm ölümdür."Pera Müzesi


Satranç Metaforu Üzerinden Politik Eleştiri


Dzama, Duchamp’ın “Tüm sanatçılar satranç oyuncusu olmasa da, tüm satranç oyuncuları sanatçıdır” sözünden ilhamla, satranç tahtasını politik güç ve toplumsal düzenin bir metaforu olarak kullanıyor. Sergide Kafirler (2010), Bir Satranç Oyunu (2011), Ay’da Yaşamak (Lorca için) (2023) ve Ölüm Disko Dansı (2024) gibi videolar, oyun ve savaş arasındaki ince çizgiyi vurgulayan eserler olarak öne çıkıyor.



"Tüm gençlik oynamaya çıktı ve kimse önümüze geçemedi."Pera Müzesi


Dzama’nın sanatsal yaklaşımı, 20. yüzyıldaki otoriter rejimlerin sanatçılar üzerindeki etkisini bugünün dünyasıyla ilişkilendirerek sorguluyor. Sanatçı, Albert Camus’nün “Özgür olmayan bir dünyayla başa çıkmanın tek yolu, varlığınızın kendisi bir başkaldırı hareketi hâline gelene dek özgürleşmektir” sözünü sanatsal pratiğine entegre ediyor.


Pera Müzesi’nde açılan “Ay Işığıyla Dans” sergisi, 17 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilir.

  1. "Özgür olmayan bir dünyayla başa çıkmanın tek yolu, varlığınızın kendisi bir başkaldırı hareketi hâline gelene dek özgürleşmektir" Albert Camus ?

yorum bırakın