yedy haber merkezi
İstanbul tiyatro sahnesinde Baba Sahne prodüksiyonu olarak sahnelenen tek kişilik oyun Nokta, seyircisini hem güldüren hem de derin bir yüzleşmeye davet eden çarpıcı bir tiyatro deneyimi sunuyor. Oyunun tanıtımında kullanılan “zorbalığın zamanı, bayrağı, ülkesi yok” ifadesi, geçmişten bugüne uzanan baskı ve zorbalığın evrenselliğini vurguluyor; oyun, tarih boyunca farklı coğrafya ve dönemlerde farklı biçimlerle görünür olan bu zorbalık deneyimlerini bir arada ele alıyor.
Oyunun yazarı, yönetmeni ve sahnedeki yalnız oyuncusu Özge Arslan, Nokta’yı mizah ve rahatsız edici gerçeğin bir araya geldiği bir anlatı olarak tanımlıyor. Sahnedeki karakter Nokta Ana, farklı dönemler ve coğrafyalardan kadınları temsil eden yedi farklı zamanı ve hikâyeyi tek bedende yaşatıyor; bu anlatım, zorbalığın tarihsel sürekliliğini kadınların deneyimleri üzerinden gösteriyor.
Arslan, oyunun ardındaki temayı anlatırken zorbalığın yalnızca tarihî değil, günümüz yaşantısında da farklı biçimlerle var olduğunu vurguluyor. Oyunda mizah eğlencelik gibi görünse de seyirci kısa sürede insanlık tarihinin sert gerçekleriyle yüzleşiyor; 18. yüzyıldan günümüze kadar kadınların konuşma özgürlüğü, beden ve ses üzerindeki baskılar gibi çok sayıda örnek sahnede dile getiriliyor. Bu yaklaşım, zorbalığın herhangi bir sınıf, kültür, dil ya da coğrafyayla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Nokta aynı zamanda çağdaş sahne sanatlarının düşünsel ve toplumsal meseleleri tiyatro diline taşıma biçimlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Oyunun dramaturjisi, mizahın taşıdığı ritim ile tarihsel travmanın ağırlığını birleştiren bir kurgu üzerine inşa edilmiş; sahnede yalnızca kadın deneyimleri değil, daha geniş bir insanlık hâli ve toplumsal bellek de sorgulanıyor.
Bu tek kişilik performansta müzik tasarımı ve besteleri de Özge Arslan’a ait olurken, dramaturgi Caner Güler tarafından, koreografi Ferhat Güneş tarafından, dekor ve ışık tasarımı Kerem Çetinel tarafından, kostüm tasarımı ise Özgür Masur tarafından üstlenildi. Nokta’nın performansıyla seyirci, kadınların tarihsel ve güncel zorbalık deneyimleriyle yüzleşirken hem güldürülüyor hem düşündürülüyor.
Oyun, 23–24 Ocak tarihlerinde Baba Sahne Savaş Dinçel Salonu’nda izlenebilir durumda. Sanatseverler, bu tarihsel deneme ve mizahi çarpıcılığın buluştuğu performansla zorbalığın “zamanı, bayrağı ve ülkesi olmadığını” sahne disiplininin diliyle deneyimleme fırsatı bulacak.
Oyuncu ve yönetmen Özge Arslan kimdir?
Özge Arslan, Türk tiyatrosunun genç kuşak temsilcilerinden biri olarak hem oyuncu hem yazar hem de yönetmen kimliğiyle dikkat çekiyor. Kariyerinde tek kişilik performanslar da dahil olmak üzere pek çok üretimin içinde yer alan Arslan, geçmişte Federico Garcia Lorca’nın uyarlamasıyla sahnelenen Bernarda prodüksiyonuyla geniş ilgi toplamıştı. Nokta ise Arslan’ın kendi yazdığı, yönettiği ve sahnelediği bir oyun olarak sanatsal vizyonunu bütünlüklü şekilde ortaya koyuyor.
Arslan’ın anlatımında zorbalık ve baskı gibi kavramlar sadece tarihsel olaylara indirgenmiyor; günümüz toplumunda da farklı biçimlerde görülebilen sistemli zorbalık, teknoloji, toplumsal yargılar ve görünmez sınırlarla ilişkilendiriliyor. Sanatçı, bu yönüyle tiyatronun toplumsal belleği ve bireysel deneyimi bir araya getiren güçlü bir araç olabileceğini sahne üzerinde kanıtlıyor.