Arif Hikmet’in objektifinden mimarlık tarihimiz yeniden görünür oluyor

Arif Hikmet’in objektifinden mimarlık tarihimiz yeniden görünür oluyor

yedy haber merkezi


İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde açılan “Maceraperest bir mimarın fotoğrafhanesi” sergisi, erken Cumhuriyet dönemi mimarlık pratiğini fotoğraf yoluyla belgeleyen Arif Hikmet Koyunoğlu’nun (1880/1890’lar–1982) zengin görsel arşivini gün yüzüne çıkarıyor. Sergi, Koyunoğlu’nun 1900’lerden başlayıp özellikle 1920’li ve 1930’lu yılları kapsayan negatif ve baskılarından derlenen fotoğrafları; mimarlık projeleri, kent manzaraları, yapı detayları ve toplumsal sahneler bağlamında sunarak dönemin mekânsal dönüşümüne dair yeni okumalar öneriyor. 


Sergide yer alan fotoğraflar, sadece bir mimarın mesleki üretimini belgelemekle kalmıyor; aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin şehirlerde bıraktığı izleri, yapılı çevrenin biçimlenmesini ve kamusal mekânın yeniden tasarlanmasını görsel olarak izleyiciye aktarıyor. Koyunoğlu’nun objektifi aracılığıyla Ankara, İstanbul, Bursa ve Kırşehir gibi kentlerde çekilmiş kareler, yapı malzemesi, cephe düzenlemeleri, meydan kullanımları ve mimari sürecin ayrıntılarına dair nadir belgeler sunuyor; bu yönüyle arşiv, mimarlık tarihi ve kentsel hafıza çalışmaları için değerli bir kaynak niteliğinde. 


Küratöryel kurgu, Koyunoğlu’nun hem mimar hem de belgeleme pratiği olarak fotoğrafçılığını aynı zeminde buluşturuyor; serginin adlandırması ise sanatçının yaşamındaki “maceraperest” ruhu ve kentler arası gezginliğine atıf yapıyor. Sergide, mimari proje çizimlerinden saha fotoğraflarına, kişisel notlara ve proje arşivlerine kadar uzanan materyaller aynı eksende gösterilerek ziyaretçiye hem mesleki bir bakış hem de dönemin gündelik yaşamına dair duyarlı bir perspektif sunuluyor. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenlediği ilgili etkinlikler ve konuşmalarda, Koyunoğlu’nun fotoğraf pratiğinin “göz terbiyesi” olarak okunması ve mimarlık eğitimindeki rolü tartışılıyor. 


Koyunoğlu’nun mimari yapıtları da serginin bağlamını genişletiyor; özellikle Ankara’daki Etnografya Müzesi projesi ve döneminin kamusal yapıları üzerinden yürütülen değerlendirmelerde, onun Cumhuriyet’in kamusal kimliğini inşa eden mimarlarından biri olduğu vurgulanıyor. Bu yapılar, yalnızca estetik ya da teknik nitelikleriyle değil; yeni ulus inşasının mekânsal bir ifadesi olarak da ele alınıyor. Böylece fotoğraf arşivi ve mimari projeler birlikte okunarak dönemin ideolojik ve estetik yönelimlerine dair daha derin çıkarımlar yapılabiliyor. 


Sergi 19 Haziran 2025’ten 17 Mayıs 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek şekilde kurgulanmış; hafta içi belli saatlerde açık tutulan bu serginin amacı, akademik camia dışında daha geniş bir kitleyi de erken 20. yüzyıl kent ve mimarlık tarihine dahil etmek. Etkinlik takvimi kapsamında arka oda toplantıları ve küratöryel turlar da planlanmış olup, bu buluşmalar Koyunoğlu’nun görsel malzemesinin nasıl okunabileceğine dair rehberlik sağlıyor. Sergi ve etkinlik bilgileri İstanbul Araştırmaları Enstitüsü duyurularında detaylandırılmış durumda. 


Arif Hikmet Koyunoğlu kimdir?


Arif Hikmet Koyunoğlu, 1889/1893 civarında doğduğu kayıtlarla anılan; Sanayi-i Nefise (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar) kökenli, erken Cumhuriyet döneminin öne çıkan mimarlarından biridir. Koyunoğlu, Ankara’da Etnografya Müzesi ve Resim ve Heykel Müzesi gibi kamusal yapıların projelerinde yer almış; mimarlık üretiminin yanında fotoğraf tutkusuyla da tanınmıştır. Koyunoğlu’nun fotoğraf arşivi, hem yapısal detayları hem de toplumsal sahneleri belgeleyerek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kentsel dönüşümün bir görsel hafızasını oluşturur; bu arşiv ve mimari miras, kitabı ve monografileriyle de akademik çalışmalarda sıkça başvurulan kaynaklar arasında yer almaktadır. Koyunoğlu’nun anıları, yazıları ve proje belgelerinin derlendiği yayınlar, eserinin çok boyutlu anlaşılmasına katkı sunar.

yorum bırakın