yedy haber merkezi
İstanbul’da düzenlenen 2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri, Alevi-Bektaşi kültür ve inancını sinemanın evrensel diliyle görünür kılan seçkisiyle tamamlandı. 19–21 Aralık 2025 tarihleri arasında Beyoğlu’ndaki Atlas Sineması’nda gerçekleştirilen etkinlik, ücretsiz gösterimlerle geniş bir izleyici kitlesine ulaştı ve Alevi topluluklarının kültürel belleğini beyazperdeye taşıdı.
Alevi Vakıfları Federasyonu tarafından organize edilen festival, Alevi-Bektaşi kültürünün tarihsel, felsefi ve toplumsal yönlerini ele alan kurmaca ve belgesel filmleri bir araya getirdi. Etkinlik boyunca sinemanın yalnızca bir anlatı aracı değil, aynı zamanda kültürel hafızayı koruyan ve aktaran güçlü bir mecra olduğu vurgulandı. Gösterimler, izleyiciler arasında kültürel çeşitlilik, inanç özgürlüğü ve toplumsal eşitlik üzerine tartışmalara da zemin hazırladı.
Festivalin açılışı, Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Ömer Lütfi Akad’ın 1967 yapımı Kızılırmak-Karakoyun filmiyle yapıldı. Film, Anadolu’nun sosyal yapısını ve sınıfsal çatışmalarını ele alan anlatısıyla izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Gösterim, Alevi temsillerinin Türk sinemasındaki tarihsel izlerini yeniden düşünmek açısından da önemli bir başlangıç noktası oluşturdu.
Etkinlik kapsamında ayrıca Tahtacı Türkmenlerinin yaşam pratiklerini, inanç ritüellerini ve doğayla kurdukları ilişkiyi konu alan belgesel filmler de gösterildi. Bu yapımlar, Alevi-Bektaşi kültürünün farklı coğrafyalardaki yansımalarını, sözlü geleneklerini ve toplumsal dayanışma biçimlerini sinemasal anlatımlarla izleyiciye aktardı. Seçkide yer alan filmler, kültürün yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığını, güncel ve yaşayan bir yapı olduğunu ortaya koydu.
Festival boyunca yapılan gösterimler, Alevi-Bektaşi kültürünün çağdaş sanat ve sinema diliyle yeniden yorumlanabileceğini gösterdi. Etkinlik, özellikle genç izleyiciler ve sinemacılar için ilham verici bir buluşma alanı oluştururken, Alevi kimliğinin sanatsal temsiline dair görünürlüğü de güçlendirdi. Organizasyon, sinemanın kapsayıcı ve çoğulcu bir anlatı alanı olarak kültürel çeşitliliği desteklemedeki rolünü bir kez daha hatırlattı.
Uluslararası Alevi Sinema Günleri, üç gün süren programıyla İstanbul’un kültür-sanat gündeminde önemli bir iz bırakarak sona erdi. Etkinlik, Alevi-Bektaşi kültürünün sinema aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunan anlamlı bir platform olarak değerlendirildi.