yedy haber merkezi
İzmir’de bulunan UNESCO Dünya Mirası listesindeki Efes Antik Kenti’nde yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında “taş hastanesi” adı verilen özel bir koruma ve onarım alanı oluşturuldu. Yüzyıllardır toprak altında kalan sütunlar, kaideler ve mimari bloklar burada yeniden ayağa kaldırılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Sonsuz Efes” projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, antik kentin farklı noktalarında yoğun şekilde devam ediyor. Özellikle Stadyum Caddesi çevresinde bulunan sütun, başlık ve mimari taş parçaları uzman ekipler tarafından tek tek inceleniyor.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, restorasyon alanı için “taş hastanesi” tanımını kullanarak her parçanın milimetrik biçimde tarandığını, çizimlerinin yapıldığını ve belgelenerek yeniden birleştirildiğini söyledi. Çalışmalar sırasında yalnızca fiziksel onarım değil; taşların tarihsel konumları ve mimari bütünlükleri de dikkate alınıyor.
Bazı sütun ve mimari parçaların yaklaşık 2 bin yıldır parçalanmış halde bulunduğu belirtilirken, restorasyon süreci sayesinde antik kentin özgün görünümüne daha yakın bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Uzman ekipler kırılmış blokları özel tekniklerle bir araya getirerek yeniden yerlerine yerleştiriyor.
Efes Antik Kenti neden önemli?
Antik dünyanın en önemli liman kentlerinden biri kabul edilen Efes, Roma döneminin en büyük ticaret ve kültür merkezleri arasında yer alıyordu. Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi ve büyük tiyatrosuyla tanınan kent, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor.
2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Efes Antik Kenti’nde son yıllarda kazı ve restorasyon çalışmaları büyük ölçüde hız kazandı. Özellikle kamusal alanlar, caddeler ve anıtsal yapılar üzerindeki koruma projeleri, antik kentin tarihsel dokusunun görünür hale getirilmesini amaçlıyor.
“Taş hastanesi” nasıl çalışıyor?
Restorasyon alanında görev yapan uzmanlar; sütun, başlık ve mimari taşları önce dijital olarak tarıyor, ardından temizleme ve birleştirme işlemleri gerçekleştiriyor. Eksik parçalar özel destek sistemleriyle tamamlanırken, her müdahale kayıt altına alınıyor.
Uzmanlara göre bu yöntem sayesinde yalnızca eserler korunmuyor; aynı zamanda antik kentin mimari hafızası da yeniden görünür hale geliyor.