yedy haber merkezi
Türkiye'den bağımsız sanatçı ve küratörlere araştırma, üretim ve uluslararası etkileşim olanakları sunan SAHA Studio, 11. dönemini dönem sonu açık stüdyo etkinliğiyle tamamlıyor. Ocak-Haziran 2026 tarihleri arasında programa katılan sanatçılar Eda Gecikmez, Yekateryna Grygorenko, Zeynep Gürler, Elif Öner ve Furkan Öztekin tarafından geliştirilen yeni projeler, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'nda (İMÇ) bulunan SAHA Studio'da sanatseverlerle buluşuyor. Açık stüdyo etkinliğini ziyaret etmek isteyenler için son gün bugün.
İstanbul, Düzce, Ankara ve Tekirdağ'dan programa katılan beş sanatçı, altı aylık süreç boyunca hem bireysel üretimlerini geliştirme hem de uluslararası sanat çevreleriyle etkileşim kurma fırsatı yakaladı. Farklı disiplinlerde çalışan sanatçılar, günümüzün toplumsal, kültürel ve politik meselelerini kişisel araştırmalarıyla buluşturan yeni projeler üretti.
Uluslararası sanat çevreleriyle yoğun bir etkileşim ağı kuruldu
Program kapsamında sanatçılar, yalnızca üretim süreçlerine odaklanmakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye'den ve yurtdışından sanat profesyonelleriyle de yoğun bir etkileşim süreci yürüttü.
SAHA Küratöryel Programı konukları da dahil olmak üzere toplam 33 sanat profesyoneli, sanatçılarla bir araya geldi. Atölye ziyaretleri, sunumlar ve birebir görüşmeler aracılığıyla gerçekleştirilen buluşmalar, sanatçıların devam eden projelerini uluslararası sanat çevreleriyle paylaşmalarına ve üretim süreçlerine yeni perspektifler kazandırmalarına olanak sağladı.
Programın önemli aşamalarından biri olan Ara Dönem Buluşması ise 27-28 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Sanatçılar bu etkinlik kapsamında araştırma ve ön üretim süreçlerini ziyaretçilerle paylaşırken, devam eden projeleri üzerine geri bildirim alma fırsatı da yakaladı.
Kentin hafızası sanat aracılığıyla yeniden okunuyor
SAHA Studio'nun 11. döneminde geliştirilen projeler, çağdaş sanatın güncel tartışma alanlarından besleniyor. Özellikle kentlerin dönüşümü, toplumsal hafıza ve bireysel deneyimlerin mekânla ilişkisi, sanatçıların çalışmalarında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Kentin yalnızca fiziksel bir alan olmadığına işaret eden projeler, sokaklar, yapılar, gündelik yaşam pratikleri ve bireysel anılar üzerinden çok katmanlı bir hafıza haritası oluşturuyor. Sanatçılar, değişen kent deneyimlerini kişisel ve kolektif belleğin izleriyle birlikte ele alıyor.
Kimlik ve aidiyet soruları öne çıkıyor
Açık stüdyo etkinliğinde yer alan çalışmaların önemli bir bölümü kimlik, aidiyet ve yer duygusu etrafında şekilleniyor. Farklı coğrafyalardan, kültürel geçmişlerden ve yaşam deneyimlerinden beslenen üretimler, bireyin kendisini toplum içinde nasıl konumlandırdığına ilişkin sorular yöneltiyor.
Göç, yer değiştirme, kültürel miras ve aidiyet gibi kavramlar üzerinden şekillenen eserler, günümüz dünyasında kimlik tartışmalarının ne kadar katmanlı ve değişken bir yapıya sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
Direniş ve kolektif bellek çalışmaların merkezinde yer alıyor
Sanatçıların üretimlerinde öne çıkan bir diğer tema ise direniş ve kolektif bellek. Bireysel hafızadan toplumsal deneyimlere uzanan çalışmalar, geçmişin izlerini günümüzle buluştururken sanatın aynı zamanda bir ifade ve dayanışma alanı olabileceğini gösteriyor.
Toplumsal hafızanın korunması, unutulan ya da görünmez kılınan deneyimlerin yeniden görünür hale getirilmesi ve kamusal alanın yeniden düşünülmesi, projelerin ortak zeminini oluşturuyor.
SAHA Studio bağımsız üretime alan açıyor
SAHA Studio, Türkiye'de yaşayan bağımsız sanatçılar ve küratörler için araştırma, üretim ve uluslararası iş birliklerini destekleyen önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Program, katılımcılara çalışma alanı, profesyonel ağlara erişim ve uluslararası sanat çevreleriyle etkileşim kurma imkânı sunuyor.
İstanbul'daki İMÇ'de faaliyet gösteren SAHA Studio, çağdaş sanat alanında üretim yapan sanatçıların yeni projeler geliştirmelerine ve bu projeleri kamuoyuyla paylaşmalarına olanak tanıyan önemli bir üretim ve paylaşım alanı olmayı sürdürüyor.