Nazım Hikmet, Aşık Veysel ve Suhulet-26 Rusya’da uluslararası sanat etkinliğinde

Nazım Hikmet, Aşık Veysel ve Suhulet-26 Rusya’da uluslararası sanat etkinliğinde

yedy haber merkezi


Rusya’nın Sankt-Petersburg kentinde düzenlenen uluslararası sanat etkinliği “Artist’s View of the World / Around the World: Art Without Borders” kapsamında Türkiye bu yıl üç ayrı eserle temsil ediliyor. Etkinlik, Rusya Federasyonu Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı himayesinde ve Devlet Stieglitz Sanat ve Tasarım Akademisi ev sahipliğinde tarihî ana salonda gerçekleştiriliyor; 26 Şubat – 15 Mart tarihleri arasında sanatçılar eserlerini uluslararası izleyicilerle buluşturacak. 


Türkiye’yi bu seçkin sanat ortamında temsil eden isim İstanbul’da yaşayan Rus sanatçı Tatyana Kirillova. Kirillova, Türkiye’nin kültürel ve tarihsel hafızasını yansıtan üç farklı temayla hazırladığı eserleri St. Petersburg’daki izleyicilere sunacak. Sanatçının seçkisi, hem Anadolu kültürünün izlerini hem de tarihî bağlantıların evrensel sanat diliyle ifadesini taşıyor. 


Bu kapsamda sergilenecek eserler arasında ilk olarak “İnsana Dönüş / Toprağın Sesi / Aşık Veysel” adlı yağlıboya portre yer alıyor. Bu çalışmada Anadolu’nun sözlü kültür mirasının en önemli temsilcilerinden Aşık Veysel’in portresi, insan ile toprağın köklü bağını simgeleyen çok yönlü bir anlatımla izleyiciyle buluşacak.


İkinci eser ise “Nazım Hikmet” adlı portre çalışması. Sanatçının dijital formatta sunduğu bu yapıt, Türkiye’nin en tanınmış şairlerinden Nazım Hikmet’in yaşamı ve eserlerinden izler taşıyor. Nazım Hikmet, 20. yüzyılın en etkili ve evrensel şiir dillerinden birine sahip olmasıyla Türkiye’nin kültürel hafızasında özel bir yere sahip bir edebiyat insanı olarak iki ülke arasında kültürel bir köprüymüşçesine bu çalışmada yeniden yorumlanıyor. 


Üçüncü eser “Dünyanın İlk Arabalı Vapur Suhulet-26” adlı dijital çalışma ise Osmanlı İmparatorluğu’nun teknik vizyonu ve denizcilik tarihindeki yenilikçi yaklaşımına odaklanıyor. Osmanlı dönemi deniz taşımacılığında önemli bir adım olarak kabul edilen Suhulet-26 bu eser aracılığıyla hem tarihsel hem de estetik bir perspektifle yeniden ele alınıyor ve sanatın tarihsel anlatım gücüyle izleyenlere sunuluyor.


Etkinlik, uluslararası sanat çevrelerinin buluştuğu köklü bir platform olmasının yanı sıra, Türkiye’nin kültürel hafızası ve tarihsel çeşitliliğini dünya sanat sahnesine taşıma açısından da dikkat çekici bir imkân sunuyor. Bu tür uluslararası sergiler, farklı kültürlerin diyalog içinde olmasını destekleyen bir sanat diplomasisi alanı olarak değerlendiriliyor.

yorum bırakın