Rotterdam'da bir müze zemini neden 390 kilo fıstık ezmesiyle kaplandı?

Rotterdam'da bir müze zemini neden 390 kilo fıstık ezmesiyle kaplandı?

yedy haber merkezi

Fotoğraf @ Mouneb Taim


Hollandalı sanatçı Wim T. Schippers'ın en ikonik işlerinden “Peanut Butter Floor”, sanatçının ölümünün ardından Rotterdam'daki Museum Boijmans Van Beuningen'de yeniden sergileniyor. 25 metrekarelik zemin 390 kilo fıstık ezmesiyle kaplandı.


Rotterdam'daki Museum Boijmans Van Beuningen, ziyaretçilerini bu kez alışılmadık bir sergi deneyimiyle karşılıyor. Müzenin Depot binasında bir galeri zemini, Hollandalı sanatçı Wim T. Schippers'ın en tanınmış eserlerinden Peanut Butter Floor'un yeniden üretimi için tam 390 kilo fıstık ezmesiyle kaplandı.


Sanatçının 10 Haziran 2026'da 83 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından gerçekleştirilen yeniden sergileme, Schippers'a sıra dışı sanat anlayışına uygun bir saygı duruşu niteliğinde.



Fotoğraf @ Mouneb Taim


Sanat eseri gerçekten fıstık ezmesinden bir zemin


İlk bakışta bir sanat eserinden çok dev bir kahvaltı malzemesi gibi görünen Pindakaasvloer (Peanut Butter Floor), Schippers'ın sanat anlayışının en iyi örneklerinden biri.


Sanatçı eseri ilk kez 1969'da gerçekleştirdi. Floor Covering Series kapsamında geliştirdiği çalışma, sanatın geleneksel malzemelerden ve estetik beklentilerden bağımsız olarak neye dönüşebileceği sorusunu ortaya atıyordu. Schippers daha önce aynı seri kapsamında cam kırıkları ve tuz gibi alışılmadık malzemeleri de kullanmıştı.


Bu kez müzede oluşturulan çalışma, 25 metrekarelik altıgen bir alanı kaplıyor. Fıstık ezmesi yaklaşık 2 santimetre kalınlığında ve mümkün olduğunca düzgün bir yüzey oluşturacak şekilde zemine yayılıyor.


İşin üretiminde sanatçının ölümünden önce müzeyle birlikte hazırladığı ayrıntılı talimatlar da kullanıldı. İki görevli, fıstık ezmesini alçı sıva malalarıyla zemine yayarak eseri Schippers'ın tarif ettiği biçimde yeniden oluşturdu.



Fotoğraf @ Mouneb Taim


“O kadar fıstık ezmesiyle ne yapılır?” sorusu da eserin parçası


Schippers'ın işlerinde mizah ve absürtlük hiçbir zaman yalnızca birer süs değildi. Sanatçı, izleyicinin karşısına anlamsız görünen bir durum koyarak “Bu sanat mı?” sorusunu ortaya çıkarmayı seviyordu.


Museum Boijmans Van Beuningen de Peanut Butter Floor'un hâlâ benzer sorular doğurduğuna dikkat çekiyor: Bir zemin yalnızca fıstık ezmesiyle kaplandığında ona sanat eseri dememizi sağlayan nedir? Bir müzede sergilendiği için mi sanat olur? Ve izleyici bu eseri “beğenebilir” mi?


Schippers'ın yaklaşımında bu şaşkınlık başlı başına eserin bir parçasıydı. Müze yönetimi de çalışmanın insanları düşünmeye yöneltirken bunu ağırbaşlı veya didaktik bir dille değil, mizah ve absürtlük üzerinden yaptığını vurguluyor.



Fotoğraf @ Mouneb Taim


Daha önce de ziyaretçileri şaşırtmıştı


Peanut Butter Floor daha önce de farklı müzelerde sergilendi ve her seferinde izleyiciyle kurduğu ilişki eserin kendisi kadar dikkat çekti.


Çalışmanın 1997'de Utrecht'teki Centraal Museum'da sergilendiği dönemde bazı öğrenciler zemine ekmek dilimleri ve çikolata parçacıkları bırakarak esere müdahale etti. Schippers'ın bu müdahaleden rahatsız olmak yerine ortaya çıkan durumu da işin absürt karakterine uygun bulduğu aktarıldı.


Eser 2011'de Museum Boijmans Van Beuningen'de yeniden sergilendiğinde de benzer bir durum yaşandı; ziyaretçilerden biri yanlışlıkla fıstık ezmesi zeminin üzerine bastı. Schippers'ın çalışması böylece yalnızca bakılan değil, izleyicinin davranışlarını da oyunun içine çeken bir işe dönüştü.



Fotoğraf @ Mouneb Taim


Serginin kokusu da deneyimin bir parçası


Bu kez ziyaretçiler eseri yalnızca gözleriyle deneyimlemiyor.


Yüzlerce kilo fıstık ezmesinin kapladığı alan, müzeye girildiğinde fark edilen belirgin bir koku yaratıyor. Müze, ziyaretçileri adeta “kokuyu takip ederek” esere ulaşmaya davet ediyor.


Öte yandan fıstık alerjisi bulunan ziyaretçiler için özel bir uyarı da yapılıyor.




Wim T. Schippers kimdir?


Wim T. Schippers, 1942'de Groningen'de doğan Hollandalı sanatçı, yazar, televizyon yapımcısı ve seslendirme sanatçısıydı. 1960'larda sanat dünyasına adım atan Schippers, özellikle absürt, mizahi ve sanatın sınırlarını sorgulayan çalışmalarıyla tanındı.


Sanat eğitimini Amsterdam'daki Kunstnijverheidsschool'da alan sanatçı, 1960'larda Fluxus'tan da etkilenen deneysel üretimlere yöneldi. Bob Wesdorp ve Ger van Elk gibi sanatçılarla birlikte oluşturduğu A-dynamische Groep, sanatın ciddiyetini ve geleneksel estetik kabullerini sorgulayan çalışmalar gerçekleştirdi.


Ancak Schippers'ın etkisi yalnızca görsel sanatlarla sınırlı kalmadı. Hollanda televizyonunda senarist, yönetmen ve oyuncu olarak da çalışan sanatçı, tartışmalı ve absürt televizyon programlarıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Hollanda'da Susam Sokağı'nın yerel versiyonu Sesamstraat'ta Ernie ve Kermit the Frog karakterlerini seslendirmesiyle de geniş kitleler tarafından tanındı.


Schippers, 10 Haziran 2026'da 83 yaşında hayatını kaybetti. Ardından Museum Boijmans Van Beuningen, sanatçının en bilinen çalışmalarından birini yeniden hayata geçirerek onun kendine özgü mizahını ve sanat anlayışını müze mekânında sürdürdü.


Schippers'ın ardından zeminde kalan soru


Belki de Peanut Butter Floor'u ilginç kılan tam olarak bu: Eser, izleyiciden yalnızca “güzel” ya da “çirkin” olduğuna karar vermesini istemiyor.


Bir müze salonunda 390 kilo fıstık ezmesine bakarken ister istemez sanatın ne olduğu, neyin sanat eseri sayıldığı ve bir nesnenin bağlam değiştiğinde nasıl farklı anlamlar kazandığı üzerine düşünmeye başlıyoruz.


Schippers'ın absürt dünyasında fıstık ezmesi yalnızca fıstık ezmesi değil; aynı zamanda sanatın kendisini sorgulayan bir araç.


Peanut Butter Floor”, 6 Eylül 2026'ya kadar Museum Boijmans Van Beuningen'in Depot binasında görülebilecek.

yorum bırakın